"Var mı Nazo Gibisi"nin patronu KASİAD’da Başarının Yollarını Anlattı. Reklama Önem Verin ama Kaliteli Ürün İmal Edin.
KASİAD’ın Düzenlediği ‘’Bir Başarı Hikâyesi’’ konulu toplantısına katılan Nazo toz içeceklerinin patronu Nazlı Şirketler Grubu Başkanı Nihat Kurt, meslekteki başarının sırlarını anlattı.
Kocaeli Aktif Sanayici ve İşadamları Derneğinde Konferans Salonunda genç işadamlarıyla bir araya gelen Nihat Kurt, başarısının sırlarını genç işadamlarıyla paylaştı. Kurt, genç işadamlarından öncelikle yabancı dil öğrenmelerini, İngilizceye önem vermelerini istedi. Yatırımcıların yerellikten kurtulup dünyaya açılmalarını da tavsiye eden Kurt, bunun için de iktisadi meslek örgütlerine üye olmaları gerektiğine dikkat çekti. TUSKON, MARİFED, KASİAD gibi ekonomik örgütlere üye olunup bunların vasıtasıyla yurtdışı gezilerine katılım çağrısında da bulunan Kurt, "Gezen aslan aç kalmaz. Kocaeli bitti, İstanbul bitti. Artık yurt dışına açılma zamanı. Korkmayın. Cesur olun." dedi.
Ticarette başarılı olmak için sanayici olmanın şart olmadığına da vurgu yapan Nazlı Şirketler Grubu Başkanı Kurt, gerekirse başka bir şehirde üretilen malın alınıp başka bir şehirde ve ülkede pazarlanabileceğini kaydetti. İşadamlarının, yatırımcıların, girişimcilerin üzerlerindeki ölü toprağını da atmasını isteyen Kurt, " yurt dışı gezilerine katılın. Bu gezilerin belli bir kısmını Dış Ticaret Müsteşarlığı karşılıyor. Dünyaya açılın, kaliteli ürün üretin. Kendinize güvenin. Yurtdışına tek başınıza çıkmayın. Birlik olun, ortak sermaye, ortak akıl ile hareket edin. Çünkü bize yurt dışına çıkmayı, yurt dışında para kazanmayı TUSKON öğretti." diye konuştu.
Kurt: “İnsanların parasını alabiliyorsunuz ama insanların bilgisini alamıyorsunuz. Bilgiyi paylaşmayan bir Dünyada bilgiyi ve yüreğini veren TUSKON, MARİFED, KASİAD komite başkanıma huzurlarınızda teşekkür ederim. Böyle olduğunuz için tüm Kocaeli’ye teşekkür ederim. Bizler mütevazı insanlarız. Bizler saygın, ön plana çıkmayı sevmeyen insanlarız. Ama bizim de zaman zaman bu kalıbın dışına çıkmamız gerekiyor. Ben 21 yaşımda işportacılık, 25 yaşımda pazarcılık, 28 yaşımda da kahvecilik yapıyordum. Ama ondan öncesinde 16 yaşımda mercedesimle bir ailenin oğluydum. Bugün birçok ülkeye ihracat yapan “var mı Nazo gibisi” sloganıyla ve ayrıca 5 markamızla yurt dışına ihracat yapan Nazlı Gıda Şirketler Grubu’nun yöneticisiyim.” dedi.
Kurt paylaştığı bilgilerine ek olarak şunları kaydetti: TUSKON sayesinde kaybedenin olmadığı bir dünyaya yelken açtık. TUSKON’un yardımlarıyla Mozambik’te bir marka olduk. Sektöre ilk olarak 1993’te adım attık. 1997’de şirketi kurduk. 2004’te 130 metrekarelik bir imalathane oluşturarak Nazo ürünümüzü imal ettik. Sonrasında 5000 dolar taksitle bir bina satın aldık. Binamızın içini taksitlerle yeniledik. Daha sonra ürünümüz için reklam filmi çekeceğiz ama elde avuçta para kalmadı. Allah’a şükür bizi anlayan ve inanan Samanyolu Tv adlı bir televizyonumuz var. Ona gittik: “Siz yürekli insanlarsınız, biz varız. Taksitle uzun vadede reklamınızı yayınlarız ” dediler. Bu alanda diğer firmalar ürünlerine yabancı isim verirken biz Anadolu’dan gelen, bizden olan Nazo’da karar kıldık.
REKLAMIN ÖNEMİ
Reklamcılığın önemine de değinen Kurt , Reklam yayına girdikten sonra ilk zamanlarda geri dönüş olmadı. Daha sonra reklamda strateji değişikliğine giderek reklamın süresini kısaltıp yayındaki adedini çoğalttık. İnsan beyni 2 saniyede algılayabildiğinden 30 saniyelik reklamı 2 saniyeye düşürdük. Bu duruma RTÜK karşı geldi. Reklamın süresini 5 saniyeye çıkarmamız istendi. 3 saniyede anlaştık. Bu yüzden insanlar bizi algılamakta zorluk çekti. O yıl en kötü reklam seçildik. Ertesi yıl yeni bir ürünümüz DABİ DABİ ile yine en kötü 2. Reklam seçildik. Şunu çok iyi biliyorum; ‘’Reklam ürünü 1 defalığına aldırır. Reklamın iyisi kötüsü olmaz ama ürünün iyisi kötüsü olur’’. Eğer sizin ürününüz kaliteli değilse insanlar reklamla 1 defa alır, bir daha almazlar.Artık dünya eskisi gibi değil. Şuan ülkeler sizi markalarınızla değerlendiriyor. Yunanistan’da televizyonlara reklam veren marka sayısı 2000. Türkiye’de ise bu sayı 200 ve bunların bir çoğu yabancı firma.
Kocaeli’ye Geldiğimde Şaşırdım. Bugün Kocaeli KASİAD’da komiteler kurulmuş, komite başkanları göreve başlamış, yürütme kurulları oluşturulmuş; Her biri kendi alanında başarıya aç, ama kesinlikle birbirinin ayağına basan değil, birbirinin önünü tıkayan değil birbirinin koluna girerek sadece parayı ve ürünü değil bilgiyi de paylaşan büyük bir ailenin Kocaeli’deki neferlerisiniz. Sizler gerçekten kaybedenin olmadığı bir denize yelken açmışsınız. Bana sadece sizin dua etmek kalıyor; Açık yelkenlerinizin rüzgarı bol olsun” dedi.